KURTULMUŞ VE SOYLU’DAN SONRA AKŞENER’DE Mİ  AK PARTİYE ?
AK Parti İl Başkanı Kılıç Hendek İlçe Kongresi için konuştu
ÇÖPLÜK YANGINI TOPRAKLA GÖMLEKLEME YAPILARAK KAPATILDI İLÇE RAHAT NEFES ALDI
FINDIK TARLALARI TIRTIL İSTİLASI ALTINDA
Bu yazı 22 Aralık 2013, Pazar 18:01:27 tarihinde eklendi. 708 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ADAB-I MUAŞERET - 4 - Burhan SATAR

Adabı Muaşeret 3 başlıklı makalemizde, şahsi vazifelerde edep mevzuunda özetle durmuş idik. Bu günkü yazımızda: Başkalarına karşı edep, başka bir tabirle, topluma karşı edep üzerinde duracağız.
ADAB-I MUAŞERET - 4

                Bilindiği gibi; insanlar yaradılış itibarı ile medenidirler; Bu sebeple toplu bir halde yaşamak ihtiyacındadırlar Dolayısı ile, aralarında karşılıklı bazı görevler cereyan etmektedir. Bunlara riayet edilmedikçe toplum hayatı devam edemez. Bu takdirde hiçbir iş düzenli yürüyemez.

                Yeryüzünde yaşayan bütün insanlar hep aynı kökten gelmiş olmaları bakımından bir olmakla beraber, ırk renk, şekil ve varlık(zengin-fakir) bakımından biri birinden farklıdırlar. Bu farklılıklara rağmen aynı dünya üzerinde yaşamaları, aynı havayı teneffüs edip aynı gıdalarla beslenmeleri kendi irade ve tercihlerinin dışında olup, ilahi bir takdir neticesidir. Müşterek oldukları, konulardadır birbirlerinin haklarına riayet, etmeye, haksızlığa düşmemek, zulüm ve kaba davranışlardan uzak durmak zorundadırlar.

             Bunların başlıcaları şöyle özetlenebilir.

1)           Cemiyet efradının hayatına saygı,.

2)           Fertlerin hak ve hürriyetlerine saygı,

3)           Fertlerin inanç ve vicdanlarına saygı,

4)           Fertlerin ilmi kanaatine saygı.,

5)           Fertlerin namus ve haysiyetine saygı,

6)           Fertlerin mülkiyet haklarına saygı,

                        İslam dini, insanların muaşeretine, yani: bir biriyle görüşüp konuşmalarına, medeni, içtimaı bir halde yaşamalarına büyük bir önem atfetmiştir.

            Müslümanların muaşeretlerinde: samimiyet, tevazu, sadelik, pahalı bir yaşayışta beri, karşılıklı Yardımlaşma, merhamet nezaket, saygı, sevgi, güven ve hayırhahlık bir esastır.

            Müslümanlıkta; Halk ile muaşeretin çeşitli safhaları ve kademeleri vardır. Bunlardan bir kısmı şöyledir.

1-   Herkese karşı; tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalpli olmak,

2-   herkes ile güzelce görüşüp hoşça geçin etmek,

3-   Halkın eziyetlerine katlanmak, kötülüğe karşı iyilikle muamelede bulunmak,

4-   Dargınlığa hemen son vermek,

5-   Barışsever olmak.  Barışlarda gayretli olmak,

6-   İnsanların kusurlarını araştırmamak ,ifşa etmemek, bilakis örtmeye çalışmak,

7-   Dostları gıyaplarında müdafaa etmek,

8-   İnsanların kalplerini kötü zandan korumak için töhmetli yerlerden, söz ve davranışlardan uzak durmak,

9-   Muhtelif halk sınıfları ile mevkilerine göre sohbet de ve münasebet de bulunmak.

10-İhtiyarlara saygı, çocuklara, kimsesizlere, yetimlere merhamet ve şefkat göstermek.

11-               Topluma faydalı olmak, yardım ve ilgi göstermek,

12-               Selam vermek,

13-               Musafaha, yani tokalaşmak,

14-               Teşmiyet, yani aksırana karşı hayır duada bulunmak,

15-               Toplantılarda temiz giyinmek, adaba riayet etmek,

16-               Dostları ziyaret etmek,

17-               Davetlere icabet etmek,

18-               Hürmet için ayağa kalkmak,

19-               Değerli zatların ellerini öpmek,

 20-               Komşuluk haklarına riayet etmek,

21-               Hastalan ziyaret etmek,

22-               Cenazeleri teşyi etmek,

23-               Müslümanların kabirlerini ziyaret etmek.

 

            Müslümanların, Yukarıda zikredilen Bu vazifeleri ne şekilde yerine getireceklerini, hangi davranışları ile bu gibi hislerini izhar edebileceklerini, İnşallah gelecek haftadaki yazımızda Kur'an-ı Kerimin ve Hadis-i Şeriflerin ışığı altında, izaha çalışacağız.

 

Diğer Burhan SATAR Yazıları