SAKARYA’YA YENİ BAŞSAVCI
HER YENİ BİNA SAĞLAM MI?
Yarın Hendek Şafak günü
MÜTEAHHİT TİCARETE BİZ HİZMETE BAKARIZ
Bu yazı 27 Şubat 2014, Perşembe 12:43:52 tarihinde eklendi. 7532 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

HAFIZ İLYAS’I RAHMETLE ANARKEN - Burhan SATAR

İlçe halkımızın; Yediden yetmişe her kesin sevdiği Hafız İlyas İnal’ı rahmetle anarak söze başlamak istiyorum.
HAFIZ İLYAS’I RAHMETLE ANARKEN

7 Şubat-ı 8 Şubat-a bağlayan gece yarsı telefonum çaldı. Karşımda İhsan Arslanoğlu Hocamız vardı. Ağabey acı bir haber... İlyas kardeşimiz Hakkın Rahmetine kavuştu.

Ertesi gün öğle namazından önce Merhumun Başpınar Mahallesindeki Evi’nin önünü Iebaleb dolduran Cemaate (onu çok seven ve onun da kendisini çok sevdiği) Hafız İlhan Tok’un yaptığı veciz konuşmasından, Hafız Muhammed Balaban hocamızın yaptığı duadan sonra, sevenlerin omuzları üzerinde taşınan tabutu Merhumun hayat boyu ikinci mekan ittihaz ettiği Yeni Cami’nin önündeki Musalla taşın üzerine konuldu. Fatihalar okundu. Uzun kuyruklar oluşturan cemaat yakınlarına taziyet de bulundu. Bir grup meslektaşlar da kendi aramızda üzüntülerimizi paylaştık. Mevla’mızdan rahmet niyazında bulunduk. Mekanı Cennet olsun.

Garip bir duygu! Sanki merhum bize sesleniyordu. Ey Arkadaşlarım! Halimi görmüyor musunuz? Beni içeriye almıyorlar!....

Sahi içeriye almamışlardı. Evet: Yıllarca en az günde beş defa girip çıktığı o kapının dışında kalmıştı. Ben de ona mırıldanarak seslendim. Kardeşim İlyas Dünya nasibin buraya kadarmış. Amma Korkma. Mahzun olma. Allah’ın Müjdeci Meleklerine kulak ver...

Hey gidi fani dünya; Yeni Cami İlyas kardeşimiz için ayrı bir mana ve değer taşıyordu. Çünkü o 13 yaşlarında Talebe olarak girdiği o mabette, uzun yıllar din görevlisi olarak girip çıkmış mukaddes çatısı altında bir ömür geçirmişti.

Kılınan Öğle Namazım müteakip Cenaze Namazını İlçe Müftüsü Abdurrahman Şahin Hocamız kıldırdı. Dönüşü olmayan son yolculuğa çıkmıştı. Aile kabristanlığımdaki mezarının etrafında helalleşen meslektaşları, Ders arkadaşları ile Bazı öğrencileri tarafından Okunan kur-an-ı Kerim ve yapılan Duadan soma, o İman ve ameli ile baş başa bırakılarak Hakkın rahmetine teslim edildi. Kabri pür nur,  makamı cennet olsun.

O günün yatsı Namazından önce, ertesi günün yine Yatsı namazından önce Kur-an-ı Kerim Okundu. Lafza-i Celal ve Kelime i tevhit zikirleri yapıldı. İndirilen Hatimlerle birlikte, Ruhuna ithafen dua yapıldı. Cami bahçesinde cemaate bol bol helva dağıtıldı. Mevla’m kabul buyursun amin.

Merhumla ne zaman ve nerede taştık!

Sene 1951: Rahmetli Hafız Hilmi Ak Hoca Efendi’de okuyorduk. Medresemiz Yeni Cami’nin Mahfelin de idi. Dershanemiz son derece temiz sıcak, sıralanmış fırınlanmış cilalı kayından, o kadar ki o tarihte devletin hiçbir okulun da olmayan lüks ve nezih bir mekandı. Rahmetli Hocamız da temiz ve düzgün kıyafeti, duruş ve tavrı ile örnek bir şahsiyetti.

 

Sık sık Yaka, Paça ve Diş temizliği kontrolleri yapar, Periyodik olarak hafta sonları sohbet ederdi. Sohbetlerinde ekseriya Adab-ı Muaşeretten bahsederdi. Ramazan dolayısıyla başka il ve ilçelere gidecek öğrencilere; her biriniz Mesleğimizin ve Hazret-i Kur-an’ın mümessillerisiniz. Ona göre davranacaksınız. Bizim Sarığımız beyazdır, çabuk kirlenir derdi... Cenab-ı Hak ona gani gani Rahmet eylesin.

Öğrenciler: Mübtedi, Hıfza çalışan, Talim, Tecvid ve Tashih-i huruf olmak üzere üç sınıfa ayrılıyordu. Ben talim ve tashih-i huruf grubunda, o hıfza çalışan grupta idi. Aramızda yaş ve sınıf farkı vardı. Onun grubundaki 1’er 13 ila 15 yaşlar arasında idi. Onun gurubun da iki afacan çocuk vardı, onlardan biri İlyas diğeri de İlhan Tok. O kadar ki, Hoca efendinin bulunmadığı zamanlar da. Bir dakikada camiyi birkaç defa dolaşırlar ortalığı velveleye verirlerdi. Merhum Sık sık bana gelir dersini dinletirdi. Dersi zayıf ise Mushaf-ı Şerif koltuğunun altında doğruca Minareye çıkar dersine orada çalışırdı. İlhan da Aynısını yapardı,

Rahmetli ile aramızdaki yaş farkına rağmen her zaman akran gibi idik. En mahrem derdini bana anlatır, uzun uzun müzakere ederdi. Son derece samimi ve sırdaş idik. O idealist olmaktan ziyade, Realist olduğu için güvendiği kimselerden aradığı dürüstlüğü bulamayınca çok kırılır ve üzülürdü. Bazı meslektaş ve arkadaşlarına kırılır üzüntüsünü bana anlatırdı. Ben de kendisine hepimiz insanız. Kurssuz insan olmaz. az çok hepimizin beşeri zaaftan vardır. Birbirimize haklarımızı helal etmeliyiz derdim. Doğrusu o dur. haklısın derdi.

Uzun yıllar boyunca ülke içinde ve ülke dışında hatta kıtalar ötesin de yaşamak benim kader çizgim, olmuştur. Her izine geldikçe beni arar bulur ve dünyayı sen mi? Kurtaracaksın yeter artık, ömür dediğin çok kısa özlüyoruz seni derdi.

Mesleğini çok severdi. Yarım asra yakın uzun yıllar: Yeni Caminin kah minaresinde, Kah mihrabında ve kah minberinde; Görevini büyük bir samimiyet, ciddiyet ve liyakatle ifa etti. İlçe merkezinde ikamet ettiğim yıllarda hemen her sabah, Onun kendine has makamı ve ses tonu ile (Assalat-u Hayran minennev)Çağırı ile uyanırdım.

O özel hayatında ve meslek hayatında, daima vakurdu. Doğra bildiği yolda Ehli Sünnet çizginden taviz vermeden yürüdü. Velhasıl. Hafız İlyas kardeşimizin bardağı; Yarısından çok çok fazlası dolu idi.

Başta eşi ve sevgili kızı olmak üzere, Kardeşlerine ve bütün dostlarına bir kere daha taziyetlerimizi bildirir, hepsine sabırlar niyaz ederiz.

Ömür boyu gönlünde, hafızasında ve hayatının bütünün de taşıdığı Furkan-ı Hakim-in şefaat-ı uzmasına nail olmasını, kabrinin pürnur, makamın cennet olmasını niyaz ederiz.

                                                                                                                      Burhan Satar.  Hendek

 

anadolugenclik@hotmail - 2015-02-24 09:43:09

selam ve dua ile rasulullah aleyhisselatu vesellem efeendimize en yakın olan makamlardan biride hadisi şeriflerde belirtildiği gibi hafızı kelam olanların makamıdır merhum ilyas hocamızı yakinen tanımak ve cemaati olmak bizede nasib oldu

hocamızın da bahsettiği üzre merhum ilyas hocam'a rabbim kabrinde cennet mahşerde makam ı mahmuda komşu olmak nasib eylesin ve onun sevenlerine islama engüzel bişekilde uygun yaşamayı ve o güzel ahlak,ı muhammediye üzre ölmek nasibeylesin rabbim amin

Diğer Burhan SATAR Yazıları