Hendek’te ağaçlar budanıyor
VALİ BALKANLIOĞLU 2.OSB'DE
Püsküllü'nün personel buluşmaları devam ediyor
24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ MESAJLARI
Bu yazı 02 Mayıs 2017, Salı 17:40:54 tarihinde eklendi. 152 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DUYGULARIM GERÇEKTEN VARMI? - Doktor Baran

*ilk deneyimleri mutlu olan insanlar mutlu olayları daha iyi öğrenirler; öfkeli insanlar öfke uyandıran olayları daha iyi öğrenirler. Gordon H.Bower
DUYGULARIM GERÇEKTEN VARMI?

Olaylar ve duygular hafızaya birlikte kayıt edilir.

Mutlu bir ruh halindeyken hafızamıza olumlu  olayları depolamaya eğimli oluruz. Mutsuz bir ruh halindeyken ise olumsuz olayları depolarız.

***çünkü ruh durumumuza örtüşen bilgilere daha çok dikkat ederiz**

Duyguların beyin deposundaki tüm bilgilerde çok etkili olduğu kanıtlanmıştır,  örneğin;mutsuz insanların acılı bir hikayenin detaylarını , onu okudukları sırada mutlu olanlara göre daha iyi hatırladıklarını fark etmişler. Bu duruma ruhsal duruma uygun işleme deriz. Olaylarla duygular birlikte saklanırlar ve biz anılarımızı, hem olayın olduğu andaki hem de onu hatırladığımız andaki ruh durumumuzla örtüştüğünde daha iyi hatırlarız.

 

 

DUYGULAR KONTROLDEN ÇIKMIŞ TRENLERDİR..

Duygular genellikle bilincimizin onların varlığını fark etmesinden evvel başlarlar.

Duygularımız bazen öğrenmemizin önüne geçebilir.

Bu nedenle duygulandığımız şeyleri kontrol etmemiz çok zordur.

Ve duygularımız aynen kontrolden çıkmış trenler gibi güçlü ve durdurulması zordur.

 

Altı tane temel duygumuz var;

Öfke, tiksinti, korku, mutluluk, üzüntü, şaşırma

Bunların her anımızda görülmesi sebebiyle de psikolojik oluşumuzdaki en büyük faktörlerdir.

Bu duygulara bağlı olarak yüz ifadelerimizde istemsiz hareket eder,  bunlara otomatik tepkiler deriz.” Duygular üzerindeki çalışmalara ilave olarak’ Ekman’ aldatma ve duygularımızı gizlemeye çalışma yöntemlerimizle ilgili araştırmalara öncülük etmiştir.  Ekman birinin bilinçli yada bilinçdışı olarak bir şey gizlemeye çalıştığında saptanabilen –mikro/ ifadeleri de- bulmuştur. Bunlar terörizmle savaşmak için güvenlik planlamasın da yer alır..

 

Sosyal ilişkiler büyük mutlulukları garanti etmez, ancak onlar olmadan da ortaya çıkmaz..

 

İyi hayat; kişisel gelişimi takip ederek akış’a ulaşmak..

Anlamlı hayat; sizden daha büyük bir şeyin hizmetinde görev almak,

Zevkli hayat; sosyalleşme ve haz arama,

 

Aslına bakarsanız tüm bu durumların bizi mutsuz eden şeyleri hafifletme ya da yok etme sorunu olmadığını, bizi mutlu eden şeyleri teşvik etme ve ilk önce bunların neler olduğu sorununu bulmak olduğuna inanırız.

Zevkli hayat ya da mümkün olduğu kadar çok zevk peşinden koşmak mutluluk getiriyor gibi görünse de bunun oldukça kısa süreli olduğu saptanmıştır. Gerçek olan iyi hayat ya da ilişkiler , iş ve oyunla meşgul olmak  daha derin ve kalıcı bir mutluluk verir. Benzer şekilde anlamlı hayat veya kendisinden üstün birine hizmet etmek te tatmin duygusu sağlayabilir.

İnsanlarla bir yandan sağlıklı ilişkiler kurarken bir yandan sınırlar çiziyor olmak nasıl hissettiriyor? peki sürekli sizinle gelen sezgilere ne demeli? Hangilerinin farkındayız? Örneğin; ben bir EMPATIM, yani söylemek isteyip söyleyemediklerinizi çok rahat anlar sorunun tam ortasına parmak basabilirim.

Çoğumuz birer empat olabiliriz, tek farkımız bu durumun ne kadar farkında olduğumuz..

Empati bizi duyarlı ve sezgisel yapmakla beraber aynı anda iki ucu keskin kılıçta olabilir. En çok ta başkalarının kendi içinde sakladıkları duygulara direk müdahale edebilir ve yüzleşmekten kaçtıkları şeyleri ortaya çıkarabilirler, bu yüzden bazen insanlar bizden kaçarlar. Duyguların nasıl ele alınacağı şöyle bir dursun bu duyguları tanımakta yoksunluk çekenlere zaten yaklaşıp ifade etmemiz oldukça büyük sorunlar da yaratabiliyor. Empati normalde olağan bir durum olsa da bir çoğumuz konuşma yeteneğimiz geliştikten sonra diğer duyguları bastırmayı öğreniyoruz.

                                                               

Duygularımızı doğru ifade edemediğimizde  bir çok hastalığa da kapılarımızı açmış oluruz, ve yıllarca bunun nedeninin farkında bile olmayız.

Çoğu zaman olan bitene odaklanırız, ve ne hissettiğimizi kaçırırız, özellikle farkındalığımız geliştiğinde değiştiğinde ne hissettiğimizi de fark etmeye başlarız. Mümkün olduğunca ne hissettiğinize odaklanın,

 

 

-İnsan, tutku ve dürtülerine mağlup olabileceği için eksiktir, ancak akıl ve zekanın tutkulara gem vurmasıyla olgunlaşır der..

Tasavvufun temeli umuttur. Umut, yani benliği sıkıntı verici alışkanlıklardan özgürleştirmenin mümkün olduğu hissi….gerçekliği iyi tartabilme hissi insanı geleceğe daha iyi hazırlar.

 

Umudunuz eksik olmasın

Sevgimle

Fatoş Baran Solmaz

 

 

 

 

 

 

 

 

Diğer Doktor Baran Yazıları