Tarih: 28.02.2026 10:45

ÖCALAN KİM? BİZE DEMOKRASİ VE HUKUK DERSİ VERECEK?

Facebook Twitter Linked-in

Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, Teşkilat Başkanımız Musa Ertugan tarafından  Antalya'da düzenlenen iftar programımızın öncesinde Türkiye gündemine ilişkin önemli 
açıklamalarda bulundu.

SABREDİYORUZ, ŞÜKREDİYORUZ
  Prof. Dr. Ümit Özdağ: "Bir ramazanda daha iftar sofrasında bir araya geldik. Var olun.  Davetimizi kabul ettiniz geldiniz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne yazık ki 
ramazanların tadı kalmadı, bayramların tadı kalmadı. Ramazan sabır ayıdır, kanaat ayıdır,  şükür ayıdır. Biz de millet olarak sabrediyoruz, şükrediyoruz ve Allah biliyor ya, milletimiz
kanaat ediyor; kanaat etmek zorunda kalıyor. Çünkü adaletin olmadığı, kul hakkının yendiği,  bayramların bayram, ramazanların ramazan tadı vermediği günlerden geçiyoruz.

Değerli Vatandaşlarım

  Geçen sene sahurları ve iftarları, bu salonda yaptığım bir konuşmadan dolayı Silivri Cezaevi'nde gerçekleştiriyordum. Nasip oldu, bu ramazanda yine aynı salonda, bu sefer sizlerle birlikte iftar  sofrasında bir araya geldik. Biz bir araya geldik ama haksız yere tutuklu olan yurttaşlarımız hâlâ  hapishanelerde kalmaya devam ediyor ve haksız yargılanmalar sürüyor. 
DÜŞMAN CEZA HUKUKU UYGULAMALARI DEVAM EDİYOR
  Belki sizler de görmüşsünüzdür; birkaç gün önce sosyal medyada küçük bir video dolaştı.  Bir vatandaş, orada gördüğü bir başkasına, 'Acaba İstanbul'da Vatan Caddesi'ndeki Emniyet  Müdürlüğü'ne nasıl gidebilirim' diye soruyor. Soruyu sorduğu kişi ise, 'Twitter kullanıyor musun'  diyor. 'O zaman Twitter'a 'Hükümet istifa' yaz, seni hemen götürürler' diyor. Maalesef böyle bir  dönemden geçiyoruz ve düşman ceza hukuku uygulamaları devam ediyor. Öte yandan, 14 kişiyi diri diri yakarak öldüren bir terörist hapishaneden serbest bırakılıyor ve şimdi şehir şehir dolaştırılıyor. Gittiği şehirlerde belirli bir grup tarafından kahraman gibi karşılanıyor, konuşmalar yaptırılıyor. Bu adalet mi arkadaşlar? Bu adalet değil. Adaletsizlik sadece yargı sisteminde de değil; pazarda, çarşıda da var. Kul hakkının yenmesi, piyasada her gün yaşadığımız bir şey.
ÜLKEDE İTHAL ÜRÜN PATLAMASI YAŞANIYOR
  Toplumun yüzde 10'u bütün servetin yüzde 68'ini kontrol ederken, 44 milyon insanın sahip olduğu servet Türkiye'nin toplam servetinin yüzde 2,47'si. Bazıları parfüm banyosu yapıp en lüks araçlara binip yurt dışında villalar satın alırken, ithal mal patlaması yaşanırken; 20 bin liramaaşla geçinmeye çalışan emekli, 250 lirayı cebine koyup pazar alışverişine gitmek zorunda kalıyor. 16 bin lira maaş alan bir dul, o 16 bin lirayla ayın sonunu getirebilmek için çalışıyor.
SUÇ İŞLEYEN CEZASIZ KALIRSA TOPLUMLAR HELAK OLUR
   Bakın, Hazreti Peygamber Efendimizin buyurduğu gibi; sizden önceki toplulukların helak olmasına neden olan şeylerin başında şu gelir: İçlerinden zengin ve soylu birisi suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve zayıf birisi suç işlerse ona ceza verilir. İşte bu toplumlar helak olur.
ADİL OLMAYAN İŞLER YAPILIYOR
   Eski Kızılay Genel Müdürü'nün kızı ölümlü bir trafik kazası yaptı. Bir gün bile hapishaneye girmedi. Aynı kazayı fakir veya muhalif bir insan yapsaydı, şu anda hapisteydi. İşte bu adil değil. Biz, herkesin yasalar önünde eşit olduğu bir Türkiye istiyoruz. Anayasa'nın 10. maddesinin,yani bütün yurttaşların yasalar önünde eşit olduğunu söyleyen maddenin uygulandığı birTürkiye istiyoruz. Türk halkının büyük çoğunluğu fakirleşirken, küçük bir azınlığın kontrolsüz bir şekilde zenginleşmesine, bu ülkenin zenginliklerini talan etmesine 'hayır' diyoruz. Herkese aynı yasaların, aynı adalet anlayışıyla uygulandığı bir Türkiye'nin mücadelesini veriyoruz.

Değerli Vatandaşlarım, değerli Zafer Partililer,
ÖCALAN TÜRKİYE'YE BARIŞ GETİRİYORMUŞ
  Bütün bunlar olurken, bir de bütün bu sürecin içerisinde İmralı'daki bir teröristin yapılan pazarlıklar neticesinde yeni bir statü elde ettiğini görüyoruz. Bir taraftan MHP, öbür taraftan DEM; Öcalan için barışa olan hizmetlerinden dolayı yeni bir statü istiyor. Öcalan Türkiye'ye huzur getiriyormuş. Sanki 1976'dan 2026'ya kadar geçen 50 yıl içerisinde on binlerce
yurttaşımızın ölümüne bu adam neden olmamış gibi; kadın, erkek, çocuk, bebek demeden binlerce insanı öldürtmemiş gibi; beşikteki bebeği, kümesteki tavuğu öldürün emrini 
vermemiş gibi, 'Öcalan Türkiye'ye barış getiriyor, ona yeni bir statü lazım' diyorlar. Demek ki  Öcalan'ın İmralı'daki mahkûm statüsü sona erdi, artık yeni bir statü verecekler. 
Peki bu statü nasıl verilecek? Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki Öcalan Komisyonu'nu çıkardığı raporla, Öcalan'ın nasıl serbest kalacağına ve PKK'lılara nasıl af getirileceğine 
ilişkin yol haritasını zaten çizdi. Öcalan'ın yeni statüsünün ne olacağını ise, Öcalan yapmış olduğu ikinci açıklamasında ortaya koyuyor. Öcalan kendisini baş müzakereci ve Cumhuriyet'inyeniden kuruluşunun kurucu önderi olarak gösteriyor.
ÖCALAN BİZE DEMOKRASİ VE HUKUK DERSİ VERİYOR
  Öcalan bu utanmaz açıklamasında, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'nin nasıl yanlış kurulduğunuve devletin nasıl yeniden kurulması gerektiğini anlatıyor. Öcalan bize demokrasi ve hukuk dersi veriyor. Öcalan vatandaşlığı yeniden tanımlayacağımızı bize öğretiyor. Buradan, Anayasa'nın 66. maddesinde tanımlanan Türk vatandaşlığını değiştirmeyi düşünenlere sesleniyoruz: Vatandaşlığı değiştirenler, vatanı değiştirmeye hazırlanıyor demektir. Buna izin vermeyiz."




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —