• BIST 100

    10677,5%0,19
  • DOLAR

    32,23% 0,04
  • EURO

    34,99% -0,03
  • GRAM ALTIN

    2437,98% -0,35
  • Ç. ALTIN

    3897,55% 0,00

TARİHİMİZİ EN YAKIN TANIĞIN AĞZINDAN DİNLEYELİM…KIBRIS KOLAY KAZANILMADI…

BİR ÇILGIN TÜRK, TMT'NİN EFSANEVİ LİDERİ KENAN ÇOYGUN PAŞA ( NAMI DİĞER, KENAN COYGUN, KEMAL COŞKUN, BAYRAKTAR, BÜYÜĞÜMÜZ, BOZKURT ) Sabahattin İsmail

GÜNCEL 14.10.2023 10:33:00 928 0
TARİHİMİZİ EN YAKIN TANIĞIN AĞZINDAN DİNLEYELİM…KIBRIS KOLAY KAZANILMADI…

Bugün Türkiye ve KKTC'de genç kuşaklara "Kenan Çoygun kimdir?" diye sorulsa, kaç kişinin doğru yanıt vereceğinden emin değilim

Oysa O, Kıbrıs Türk Halkının varoluş mücadelesinde çok önemli görevler yapan, çok derin izler bırakan efsanevi bir direniş lideridir ve her Türk'ün onu mutlaka bilmesi gerekiyor.

Bugün, 12 Ekim 2023, O'nun, yani milli direniş örgütümüz Türk Mukavemet Teşkilatı' (TMT) nın efsanevi lideri Kenan Çoygun Paşa'nın 18. ölüm yıldönümüdür. 

TMT Mücahitler Derneği, bugün Mücahitler Sitesinde düzenleyeceği anma töreni ile efsanevi BOZKURT’UMUZU anacak. Bugün anma töreninde mücadele arkadaşlarının  O’ nunla ilgili anılarını dinleyeceğiz... 

Bu vesileyle, bugün gazetemizde, o büyük mukavemetçiyi bilmeyenlere anlatıp bugüne kadar hiç yayınlanmamış özel fotoğraflarını tarihin kaydına geçirmek istiyorum.

KENAN ÇOYGUN KİMDİR? 

Kenan Çoygun Paşa, Cumhuriyetimizin ilk yılında, 1924'de Bursa'da doğdu.

1942'de Harp Okulu'nu bitirdi.

 EOKA'nın Türk Halkına  saldırı hazırlıklarının tespit edilmesi  üzerine, askerliğinin 20. yılı olan, 1962’de, 38 yaşında, Albay rütbesiyle, Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) lideri (BAYRAKTAR-BOZKURT)  olarak, Özel Harp Dairesi tarafından adaya gönderildi. 

 

Kod ismi Kenan Coşkun olmasına rağmen, görev arkadaşları arasında “BÜYÜĞÜMÜZ” olarak da anılmaktaydı. 

5 yıllık çok başarılı bir görevin ardından, anlatacağım nedenlerle 1967’de geri çekildi.

Türkiye’ye dönüşünden 2 yıl sonra, 1969 yılında Tuğgeneral oldu.

1969 yılına kadar İzmit’te, 15. Kolordu Kurmay Başkanlığı; 1969-1972 yıllarında Siirt’te 70. Tugay Komutanlığı; 1972-1973 yılları arasında da, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Okullar Daire Başkanlığı yaptı

1973 yılında tuğgeneral rütbesiyle emekli oldu. 

ZOR YILLAR

Karargahı Lefkoşa'da olan TMT'de, “BAYRAKTAR”, gizli direniş hareketinin lideriydi. Türkiye’den gönderilen kurmay subayların ‘Bayraktarlık-Sancaktarlık’ görevi yaptığı TMT, 10 Sancaktarlık ve bunlara bağlı mücahit taburlarından oluşmaktaydı.

Kenan Çoygun Paşa, adada Kemal Coşkun adını kullanır ve TMT'nin de amblemi olan “BOZKURT, BAYRAKTAR veya BÜYÜĞÜMÜZ” olarak anılırdı 

Adada görev yaptığı 5 yıl en zor yıllardı. 

Göreve başlamasından 1 yıl sonra Rum saldırıları başlamıştı. Türkiye'de 1960 darbesini yapan Cunta idaresi, TMT'yi " Menderes'in gizli silahlı gücü" sanarak faaliyetlerini dondurmuş, ilk BAYRAKTAR "Ali Conan" kod adlı Albay Rıza Vuruşkan'ı geri çekmiş, Ankara'daki TMT ana karargahı subaylarını sorguya almış, adaya silah ve cephane naklini iptal etmişti. 

Adaya gönderdikleri Kıbrıs/Baf/Lemba köyü kökenli Sadrazam Mehmet Emin Paşa'nın torunu asker kökenli Büyükelçi Emin Dırvana, TMT'ye, Denktaş ve Dr. Küçük'e karşı soğuk ve mesafeli idi. 

Onları " Kıbrıs Cumhuriyeti'ni yıkmaya ve Türkiye'nin başını belaya sokmaya çalışan fanatikler" olarak görürken, EOKA ve Makarios'un saldırı hazırlıklarını görmezden geliyordu. 

TMT, Denktaş ve Dr. Küçük'ün Rumların saldırı hazırlığına karşı uyarı ve raporlarını dikkate almıyor, Ankara'ya aksi yönde raporlar veriyordu. 

ÇOYGUN ADAYA GÖNDERİLİYOR

1962 yılına gelindiğinde, darbenin güçlü subaylarından Kıbrıs Türkü, Albay Alparslan Türkeş'in özel çabası ile sorun çözülmüş ve TMT'yi toparlaması için özel Harp uzmanı Albay Kenan Çoygun askeri ataşe örtüsü altında adaya gönderilmişti.

Bir yandan dondurulan eğitim, istihbarat, örgütlenme ve silah nakli faaliyetlerinin yeniden başlaması, diğer yandan ise karargahın yeniden oluşturularak  Rum hazırlıklarının izlenmesi büyük aciliyet arz etmekteydi. 

Bunları yapmak için uğraşırken elde ettiği istihbaratta Rumların her an saldırıya geçebileceğini gördüğü için, kritik noktalarda TMT'cilerin gizli gece nöbetlerini başlattı. 

Nitekim, kısa süre sonra, 21 Aralık 1963'de Rum saldırıları başladı. 

Kenan Paşa insiyatif alarak Ankara'dan emir almadan silah ve cephanenin gömüldüğü ve TMT sözlüğünde " ÇANAK" adı verilen silah/cephane saklama çukurlarını açtırdı. Silahları temizleterek kullanılır hale getirtti. Türk bölgelerinin girişlerine barikatlar mevziler kurdurttu. Tüm adada silahlı direnişi örgütledi.

 İlk günlerde ortaya çıkan mermi, silah ve kritik bölgelere takviye tedariki için Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı komutanına kendi insiyatifi ile baskı yaptı. Biraz da zorla bunları tedarik ederek St. Hilarion ve Lefkoşa'nın düşmesini önledi.

 AKRİTAS SOYKIRIM PLANI'nın uygulanmasını, aldığı doğru kararlar ve cesur insiyatiflerle akamete uğrattı.

Diğer yanda ise ilk anda işgal edilen 103 köyden gelen 35 bin göçmenin iskanı, yiyecek içeceğinin temini, göçmen kamplarının, hastahanelerin kurulması, düzenin sağlanması vb...sivil konulara bakacak yeni siyasi yapının kurulması için de ilk organizasyonu gerçekleştiren o oldu. 

Karargaha bağlı olan ve "DAL"  olarak anılan ilgili TMT birim komutanları, halkın ihtiyaçlarının karşılanması için adeta birer Bakan olarak görev yaptılar. Sivil siyasi yapıyı da bu amaçla harekete geçirdi. Artık Türk Halkının tüm yönetimi, güvenliği, düzeni onun sorumluluğu altındaydı.

Rum bölgeleri dahil, tüm adada çok etkin, güçlü ve operasyon kapasitesine sahip bir istihbarat ağı kurdu. BM Barış Gücü askerlerini, yabancıları, Rumları, hatta Rum bölgelerine geçme izni olan Türk yargıçları bu ağa, dahil etti. 

Onun kitabında “yok, yoktu”. 

Rum yönetiminin yasakladığı ve Türk bölgelerinde ihtiyacı duyulan herşeyi, bu istihbarat ağı vasıtasıyla temin etti. Bu ağ vasıtası ile bölgeler arası silah ve subay nakillerini gerçekleştirdi. 

Bu dönemde olağanüstü şartlar nedeni ile disiplin ve otoriteyi sağlamak için sert kararlar almak zorunda da kaldı. Buna karşın çok sevildi çok sayıldı. Efsane oldu.

MÜCAHİTLER SAHİP ÇIKTI

 O kadar sevildi ki geri çekileceği duyulduğu zaman neredeyse isyan çıktı.

Halk, Kenan Paşa'nın geri çekileceğini TMT'nin gayrı resmi yayın organı ZAFER gazetesinin 2. baskısından öğrendi. Gazete tamamı ile emir komuta dışında, o gün, ilk kez efsanevi BOZKURT'un tam sayfa fotoğrafını yayınladı. 

Halk, ilk kez, "BOZKURT" diye kod adını duyduğu, gizli yeraltı direniş örgütümüz TMT liderinin fotoğrafını gördü. 

Bozkurt, çakmak çakmak gözleri, burulmuş bıyıkları, çatık kaşları ile Kıbrıs Türk Halkının karşısına çıktı.

 ZAFER gazetesinin o sayısı kapışıldı. Türk halkının ve bağrından çıkan TMT'nin efsanevi liderine vedası böyle oldu

18 Şubat 1967’de binlerce TMT'ci/mücahit, Ankara'nın O'nu geri çekme kararını protesto etmek ve TMT liderinin adadan ayrılmasını önlemek için Lefkoşa’da eylem yaptı. Türk basını kararı ve protesto eylemini manşetlerine taşıdı. Ne ki emir kesindi, dönecekti. Ve o bir asker olarak emre uyacaktı. Aksi isyan olurdu.

ABD-İNGİLTERE BASKI YAPTI

ABD ve İngiltere, TMT lideri Kenan Çoygun Paşa'nın geri çekilmesi için  Türkiye üzerine büyük baskı yapıyordu. 

Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in, bu baskıları Başbakan Süleyman Demirel ve Genel Kurmay Başkanı'na yansıtarak Bozkurt'un geri çekilmesinde ısrar ettiği rivayet edilir.

 ABD ve İngiltere  O'na çok öfkeliydiler. Nedeni şuydu: 

EOKA ve Rum yönetiminin, Türk Bölgelerine yaptığı baskı ve bombalı sabotajlara yanıt olarak Kenan Paşa da Rum bölgelerinde misillemeye başlamıştı. 

Yerli ve yabancılardan oluşan TMT sabotajcıları her gece Rum şehirlerinde bombalar patlatıyordu. Makarios'un, AKRİTAS örgütü lideri İçişleri Bakanı Yorgacis'in, EOKA'cı Sampson'un bulunduğu mekanların yakın noktaları dahil, en en kritik yerlerde ardı ardına bombalar patlıyordu. 

Rum polisi Rum bölgelerinin altını üstüne getiren bombalama eylemleri konusunda hiçbir ipucu bulamıyordu. Büyük panik ve korku içindeydiler. 

Son eylemde de, daha önceki birçok eylemde kullanılan, Cezayir savaşına paraşütçü olarak katılan Fransa ordusu eski özel kuvvetler mensubu 3 Lejyoner kullanılmış ve Larnaka'daki petrol depolama tesisleri bombalanmıştı. Yangın günlerce sürmüştü. Zarar ve tahribat büyüktü.

 TMT'ye çalışan ve ikisi gazeteci, biri fotoğrafçı kimliği taşıyan 3 Fransız eski özel kuvvetler mensubu, plan gereği bombalamadan sonra yurt dışına çıktı. CİA, İngiliz ve Rum istihbaratı bütün gücüyle bu bombaları kimin patlattığını arıyordu. Rum Sağ ve sol gurupları birbirlerini suçlamaya başlamıştı. 

O günlerde TMT  istihbaratı, üst düzey bazı Türk polis mensuplarını CİA/İngiliz/Rum casusluğundan tutuklamıştı. 

Gözaltından kaçıp Rumlara sığınan bunlardan biri olan K. N’nin, Rum istihbaratına ve CİA'ya verdiği bilgide, Türk bölgesine sık sık geçen Fransızlardan söz edince, Rum polisi Türk bölgesine giriş çıkış yapan tüm Fransızları incelemeye aldı. Ve her bombalamadan önce fotoğrafçı kimliği taşıyan Fransızın Türk bölgesine geçtiğini tesbit etti. 

Larnaka'daki bombalamadan bir süre sonra, TMT ile temas için, yurt dışında olan Fransız Lejyonerlerden biri adaya dönmüştü. Rum basınına göre “ Weis” adlı bu kişi, uçak alanında tutuklandı ve sıkı aramada ceketinin vatkasında tim liderinden TMT istihbarat başkanına getirdiği bir mesaj bulundu. 

Rum basını Lejyonerlerle ilgili ihbarı, Rum tarafına kaçan eski bir Türk polis subayının yaptığını yazdı. TMT, söz konusu kişiyi CİA ve Rum istihbaratına casusluk yaparken suçüstü yakalamıştı. Casus, ev hapsinde iken, görevli polisi aldatarak Rum tarafına kaçmıştı. Rum polisi özellikle patlatılan bombalarla ilgili ondan bilgi istemişti.

Sonuçta araya Fransız Büyükelçiliği girdi. Fransız Lejyonere, Polise itirafta bulunması karşılığında, az bir ceza ile sınırdışı edilmesi yönünde teklif yapıldı ve bu esasta anlaşmaya varıldı. O da konuşarak eylemleri para karşılığı TMT'nin yaptırdığını söyledi ve temasta oldukları TMT istihbarat başkanının ismini verdi.  Rum basını bu ismi manşetlere taşıyarak hakkında tutuklama kararı çıkardı. Fransız lejyoner bir yıl hapis yattıktan sonra anlaşma gereği serbest bırakıldı ve Fransa'ya döndü. Bu 3 lejyonerden bir daha haber alınamadı. Fransa istihbaratı tarafından öldürüldüler mi, başka eylemlerde kullanıldılar mı, hiç öğrenilemedi. TMT ile bir daha temas etmediler.

 Bombalama olaylarını, Rum sabotajlarına misilleme olarak TMT'nin yaptırdığının ortaya çıkması üzerine Yunanistan ve Rum yönetimi, İngiltere, ABD ve Fransa'yı harekete geçirdi. Bu devletlerin Süleyman Demirel hükümeti ve TSK üzerine yaptıkları baskılar sonucu Kenan Paşa'nın geri çekilmesi kararı alındı.. 

SİLAHI İLE ÇIKTI

Ancak tüm deniz ve hava limanları Rum kontrolünde idi. 

Kenan Paşa ise suçlu bir kaçak gibi gizlice değil, şerefli bir Türk subayı olarak silahı ile resmi uçak alanından geri dönmek istiyordu.

-           "Bir Türk subayı silahını teslim etmez" demişti. 

Rum yönetimine bir mesaj gönderdi. Silahı ile BM Barış Gücü eşliğinde Rum kontrolündeki uçak alanına gideceğini, üstünü aratmayacağını ve arama teşebbüsü halinde silahı ile karşı koyacağını bildirdi.

 Rum yönetimi bu efsanevi Türk subayından kurtulmak için şartlarını kabul etti. Barış Gücü eşliğinde, belinde silahı, cebinde 2 el bombası ve üniforması ile Rumların kontrolündeki Lefkoşa Hava alanından ayrılarak Beyrut’a gitti ve oradan Türkiye’ye döndü. 

Rum yönetimi bir aksilik olmasın diye, kendilerine kök söktüren Kenan Paşa'nın geçeceği güzergahta önlem alarak güvenliği sağlamak zorunda kaldı.

DAĞ'IN DÜŞMESİNİ ÖNLEDİ

 Rumların Nisan 1964'de mücahitlerin elinde bulunan St Hilarion Kalesini ve dağı ele geçirmek için yaptıkları saldırının durdurulmasında da Kenan Paşa özel bir rol oynamıştı

Rumlar, 22 Nisan 1963 gecesi ani bir gece baskını ile Karmi (KARAMAN) ve Bilelle (GÖÇERİ) köyleri üzerindeki mevzilerimizi ele geçirerek St. Hilarion Kalesine doğru ilerlemeye başlamıştı.

Bilelle köyü üzerindeki AY İLİA Kilisesindeki mevzilerimizde nöbet tutan bir mücahit şehit edilmiş, bazı Mücahitler de esir alınmıştı. 

"Dağ düştü" haberi ona yemek masasında ulaşmıştı. Hemen, tüm bölüklerden seçilecek mücahitlerin takviye olarak gönderilmesi için gerekli emirleri verdi ve silahı ile el bombasını yanına alarak tek başına dağa gitmek için yola çıktı. 

O’na eşlik eden kişi, kiracısı olduğu evin sahibi ve özel kuryesi Baha Kani DİZDARLI’ya ise, Boğaz bölgesine geldiklerinde " sen kal çoluk çocuğun var. Neyle karşılaşacağımız belli değil. Bana birşey olursa aileme sahip çık, Ankara'ya gönder " demişti.

 Onu, Boğaz bölgesinde bırakmış ve dağda savaş sürerken aracı kendisi kullanarak tek başına dağa çıkmıştı. (Nakleden, Baha Kani DİZDARLI’nın oğlu, Dr. Bülent Dizdarlı) 

Kenan Paşa, o gece panik içinde geri çekilen Mücahitleri, kati emirlerle ve "kaçanı vururum, mevzilenip direnin. Ben de sizinle birlikte savaşacağım" diyerek durdurdu. 

Doğruyol ve Ada Tepe'yi işgal ettirerek yeni savunma hattı kurdu. 

Bu arada BM Barış Gücü ile Rum yönetimine mesaj göndererek, “saldırıların durdurulmaması halinde, mücahitlerle Girne’yi basıp yakacağını” bildirdi. Bu tehdit ve kurulan yeni savunma mevzileri, Rum taaruzunun 25 Nisan’da durmasını ve ateş-kes yapılmasını sağladı. 

Günlerce dağda mücahitlerle çadırda kalarak onlara moral verdi. Civar köylerden eşeklere dağa taşınan sınırlı yiyecek ve suyu mücahitlerle bölüştü, birlikte yemek yedi. Geceleri saz çalarak birlikte türküler söyledi. 

Lefkoşa’da, Gönyeli’den ve Türk alayı askerlerinden sivil giyinmiş gönüllüleri dağa getirterek savunmayı güçlendirdi. Daha sonra Boğaz Sancağı'nı kurdurdu. O gece tuttuğu mevzileri, 1974 Barış Harekatı'na kadar elimizde kaldı.

MÜCAHİTLERİN PROTESTO EYLEMİ

Kenan Paşa'nın geri çekilmesini protesto için 18 Şubat 1967’de TMT'ciler, mücahitler ve komutanlar sivil kıyafetlerle büyük bir yürüyüş yaparak TMT karargahına yürüdüler. 

Bu, çok disiplinli bir örgüt olan TMT’nin tarihinde görülmemiş bir olaydı. 

19 Şubat 1967 tarihli Hürriyet gazetesi de ilk kez tüm gizlilik kurallarını ihlal ederek gizli direniş örgütümüz TMT'nin efsanevi Lideri Kenan Çoygun Paşa'nın geri çekileceğini ve mücahitlerin buna tepki gösterip eylem yaptığını manşetinden duyurdu. 

Türk kamuoyu, TMT  liderinin kim olduğunu ilk kez o manşetle öğrendi. Manşet şöyleydi: 

-          “TÜRK MÜCAHİTLERİNİN LİDERİ BOZKURT, KIBRIS ADASINDAN GERİ ÇEKİLİYOR “

-          “Hükümet’in kararı Kıbrıs’ta protesto edildi. Binlerce Türk Mücahidi dün (18 Şubat 1967) Lefkoşa’daki Bayraktarlık binası önünde bir yürüyüş yaparak Liderleri Kemal Coşkun’un Türk Hükümeti tarafından geri çekilmesini protesto etmişlerdir.”

Gerçekten Ada’da bir infial yaşanıyordu. Zaman zaman anlaşmazlığa düştüğü siyasi otorite de dahil, kadınıyla erkeğiyle bütün Kıbrıs Türk halkı ve tabii ki Mukavemetçiler, adaletli, sevgi dolu, çok iyi bir yönetici olan, icraatçı, kahraman direniş örgütü Liderinin geri çekilmesinden dolayı büyük tepki içindeydi. 

Hatta bir heyet oluşturarak gitmemesi için kendisine ricada bulundular, aralarında para toplayacaklarını, her ihtiyacını karşılayacaklarını ifade ettiler. Ancak Kenan Çoygun Paşa bir askerdi, emre uyacaktı. Uymamak “isyan” demekti! 

DENKTAŞ VE EVCİL PAŞA NE DEDİ?

O dönem Ankara'da sürgünde olan ve adaya girişi Makarios-Yorgacis ikilisi tarafından “gelirse tutuklanacağı” tehdidi ile engellenen liderimiz Rauf Denktaş, Kenan Çoygun Paşa'nın geri çekilmesi konusunda, basına yaptığı açıklamada şu sitemde bulunmuştu:

-           “Son dönemde güya anlaşma olacak, görüşmeler devam ediyor. Türk hükümeti bu iş sertlikle olmaz düşüncesinde. O yüzden kendisini geri alma kararı aldılar.” 

Kıbrıs'ta görev yapan subaylardan emekli Tümgeneral Cumhur Evcil Paşa da Kenan Çoygun Paşa'nın geri çekilmesi konusunda şöyle diyor:

-          “Adadan ayrılırken Birleşmiş Milletler Barış Gücü, Kıbrıs Rum kesiminde bulunan Lefkoşa Hava Alanına kadar silahsız seyahat etmesini istediğinde, Kenan ÇOYGUN; "Bir Türk subayı silahını asla vermez. Rum polis veya askerleri herhangi bir barikatta beni durdurup yoklamaya kalkışırsa, hiç tereddüt etmem, çeker vururum" diyerek bu talebi reddetmiştir. O'nun bu kararlı tutumu karşısında BM Barış Gücü; Kenan ÇOYGUN'u Rumlarla muhatap etmeden havaalanında uçağa kadar götürmüştür.. Kenan Çoygun Paşa Rumlara da el altından haber göndermişti. Bir müdahale olursa silahı ile direnecekti. Kenan Çoygun, eşi Behice Çoygun ve oğlu Gültekin ile birlikte Beyrut’a uçtu. Bir gece Beyrut’ta kaldıktan sonra Türkiye’ye geçti. Oğlu İskender ile kızı Lale’yi 5 yıldır görmemişti. Hasretle onlara kavuştu.”

DENKTAŞ'IN GİZLİ ÇIKIŞINI PLANLADI

Kenan Paşa artık TMT lideri değildi ancak Ankara’ dan herşeyi çok yakından izliyordu. Silah arkadaşları ile bağı devam ediyordu. Ankara’ ya giden TMT’ cilerle görüşüyor ve tavsiyelerini onlarla iletiyordu. 

O gidince, Halkın ve Mücahitlerin morali bozulmuştu. Halk, sürgündeki Denktaş'ın bir şekilde  adaya dönmesini istiyordu. O da Denktaş'ın adaya dönmesinin halkın morali üzerinde çok olumlu etki yapacağını ve onun liderliğinin direniş ruhunu güçlendireceğini düşünüyordu. 

Bu çerçevede, artık TMT lideri olmamasına karşın, Türkiye Hükümetinden ve Genel Kurmay Başkanlığı’ndan gizli olarak, Denktaş'ın gizlice adaya girmesi için gerekli organizasyonu yaptı. Denktaş 2 arkadaşı ile birlikte küçük bir motorlu sandalla Ekim 1967’de gizlice Kıbrıs’a döndü.

Denktaş yıllar sonra bunu şöyle açıklayacaktı: 

-          “1967 Ekim’inde, Larnaka Sancaktarı ile temas halinde planladı herşeyi. Hükümete duyurmadı. Biz de duyurmadık. Gizli kaçtık. Bütün herşeyi planlayan kendisiydi. Balıkçı teknesi icarlayan, sürat motorunu satın alan bütün organizasyonu yapan bizzat Kenan Çoygun’du.”

Larnaka diye yanlışlıkla Karpaz'a çıkan Denktaş ve 2 arkadaşı, 30 Ekim 1967’de Rumlara esir düştü. Kıbrıs Türk Halkı ve TMT ayağa kalktı. Serbest bırakılması için dev Mitingler yapıldı. 

Makarios'un niyeti Denktaş’ı yargılayıp hapse atmaktı. Ancak Anavatanın devreye girmesi ile Denktaş'ı serbest bırakmak ve Türkiye'ye göndermek zorunda kaldı.

 15 Kasım 1967'de Rumların Geçitkale ve Boğaziçi köylerine saldırması üzerine müdahale kararı alan Türkiye, Rumların işgal ettiği köylerden çekilmesini ve Denktaş'ın serbestçe adaya dönüşünü sağladı. Denktaş, Kenan Paşa'nın Kıbrıs’ta bıraktığı etkiyi şöyle anlatmıştı:

-          “Mücahitlerdeki direncin sebebi Kenan Çoygun’un otoritesi idi. Köylerde Bozkurt’un emriyle kurulmuş müdafaa teşkilatı TMT, köylüyü ayakta tutuyor, canlı tutuyordu. Kenan Çoygun döneminde başlatılan uygulamalar devam ediyor, maaşlar veriliyor, Kızılay yardımları evvela onlara gidiyor, direnişten başka çare yoktur anlayışı sürekli işleniyordu. Yani köylerdeki hava, üst seviyelere nazaran çok iyi durumdaydı ve bu tamamen Kenan Çoygun’un eseriydi."

Denktaş, 1968’de anlaşma gereği serbestçe adaya döndükten sonra köyleri gezer halkın durumunu inceler ve Başbakan Demirel'e sunmak üzere bir rapor hazırlar. Raporu sunmadan önce  Ankara'da Kenan Paşa ile de görüşür. Toplumu rahatlatmak için alınacak önlemler konusunda mutabık kalırlar.. Rapor sunulur. Bu raporun da öngördüğü şekilde, “Geçici Kıbrıs Türk Yönetimi” ilan edilerek devletleşme ve demokrasi yönünde ilk adımlar atılır. Bir süre sonra işe “Geçici” ifadesi kaldırılır ve yönetim “KIBRIS TÜRK YÖNETİMİ” olarak isimlendirilir 

Denktaş daha sonra, "bu tedbirlerin tamamı üzerinde Kenan Bey’le anlaşmıştık.” Diyecekti... 

Dr BÜLENT DİZDARLI ANLATIYOR

Kenan Çoygun Paşa, adada kaldığı 5 yıl boyunca, eşi ve oğlu ile birlikte,  Baha Kani bey'in Köşklüçiftlik'te, Şht. Tuncer ilkokulu arkasındaki 2 katlı evinin alt katında kiracı olarak kaldı. (Şimdi Dr. Bülent Dizdarlı kliniği) 

Kenan Çoygun Paşa'nın özel kuryesi, aile dostu ve ev sahibi Baha Kani'nin oğlu olan ve küçük bir çocukken Kenan Paşa'yı yakından tanıma fırsatı elde eden Dr. Bülent Dizdarlı da TMT liderini şöyle anlatıyor:

-          " Kenan Paşa, bizim Köşklüçiftlik bölgesinde Şht. Tuncer ilkokulu arkasındaki 2 katlı evimizin alt katının kiracısıydı. Kendisi ve ailesi şimdi benim klinik olarak kullandığım alt katta kalıyordu. Biz ise üst katta kalırdık. Çok yakın aile dostuyduk. Birlikte Kırnı bölgesindeki pınara gider piknik yapardık. Ailece çekilmiş çok güzel fotoğraflarımız var....Ona "Kenan Amca" diye hitap ederdim. O beni, ben onu çok severdim.  'Ankara'nın taşına bak' marşını çok sever ve çok güzel söylerdi.. Dağıstan/Kafkas kökenli olması hasebiyle, çok güzel Şeyh Şamil dansı oynardı. Yolda belde fakir bir çocuk görse hemen cebinden para verip mutlu ederdi. Eksik kıyafeti varsa cebinden ödeyerek alırdı. 1964 Nisan ayında Rum saldırıları sonucu St Hilarion Mücahitleri geri çekilince alel acele Dağa giderek komutayı devraldı. Giderken yanında babam da vardı. Babamı Boğaz'da arabadan indirmiş. " Bugün herşey olabilir. Senin çocukların var. Yalnız çıkacağım. Sana, bana birşey olması halinde eşimle çocuklarımı Ankara'ya sağ salim ulaştırma görevi veriyorum " dedi. Elinde silahı ile tek başına dağa çıktı. Paniği ve geri çekilmeyi önledi. Günlerce dağda kaldı."

1974 SONRASI ADAYA DÖNDÜ 

Kenan Paşa emekli olunca, banka kredisiyle Ankara'da giriş katta bir apartman dairesi satın alarak mütevazi bir emeklilik yaşamı sürdürdü. Ankara Bahçelievler 7. Cadde'de yürürken ona rastlayabilirdiniz. Vefatından önce, sanırım 2003 yılında Bahçelievler 7. Caddede yürüyüş yaparken karşılaştık, ayaküstü sohbet ettik. O son konuşmamız oldu. 

 Kıbrıs'a olan ilgisi ve TMT 'cilerle bağı hiç kopmadı.

1974 Barış Harekâtı’ndan sonra Kıbrıs’a geldi. Liderimiz Denktaş'ın talimatıyla O'na Yenişehir bölgesinde bir konut tahsis edildi. Adaya geldiğinde bu konutta kalıyor, Denktaş ve eski silah arkadaşları ile buluşuyordu. 

Bu buluşmalarda, 15 şubat 1975'de Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin ilanı ve Güney'deki Türklerin Kuzeyde toplanması ile başlayan yeni dönemin örgütlenmesi için görüş ve önerilerini ortaya koyarak fikri katkıda bulunuyordu. 

DENKTAŞ ANLATIYOR

Kenan Çoygun Paşa, 12 Ekim 2005 tarihinde Ankara'da vefat etti ve Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi. 

Çoygun’u son yolculuğuna uğurlayanlar arasında KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve TMT'ci silah arkadaşları da vardı

TMT'ciler kendi aralarında ondan " Babamız, Büyüğümüz" " diye söz ederdi. Gerçekten de o günlerde Kıbrıs Türk Halkına liderlik ve babalık yaptı. Efsane bir isim oldu

Kenan Paşa vefat ettiğinde Denktaş Hürriyet gazetesine onu şöyle anlatmıştı:

-          “ Büyük bir insan, büyük bir komutan, büyük bir taktisyen. En kötü anlarda halkın maneviyatını yüksekte tutan, hakikaten büyük bir insan. Bugün eğer Kıbrıs Türkü var ise, o en kötü günlerde Çoygun Paşa’nın komutanlığı sayesinde ayakta durup direnişini sürdürebildiği içindir....Sağını solunu bilmeden, ateşin ortasında buldu kendini. Çünkü, Türk Hükümeti, ‘Rumlar saldıracak’ diye verdiğimiz raporları hiç kaale almadı. Uyandıklarında, derhal Kenan Paşa’yı gönderdiler. Gelmeden önce de, bana Özel Harp Dairesi’nden bir Albay’ı göndererek, ‘Size en iyi komutanımızı gönderiyoruz. Bugüne kadarki raporlarınızı iyi değerlendiremediğimiz için özür dileriz ama Kenan Komutanımız bunu telafi edecektir’ dedi. Hakikaten geldi, ilk temasımızda; kararlı-güçlü bir kişinin karşısında olduğumu anlamıştım. Yanındaki sandalyenin üzerinde el bombası, tabancası o vaziyetteydi. Bazı hallerde üst makamların karşı görüşlerine rağmen cesaretle görevini yaptı. Tam bir kahramandı. Allah rahmet eylesin.”

TMT'nin efsanevi lideri, BOZKURT’U, Mücahitlerin "babası, büyüğü", şimdi Ankara'da Karşıyaka Mezarlığı’ndaki kabrinde yatıyor. Ama Kıbrıs Türk mukavemetçilerinin gönlünde hala yaşıyor ve sonsuza dek yaşayacak, asla unutulmayacak. 

Kenan Paşa‘nın çocukları Gültekin, İskender ve Lale ile geçen yıl Ankara’da tanıştım, konuştum. Babalarının anısını yaşatmak için O’nun bir belgeselini yapma konusunda anlaştık. Her türlü bilgi ve belgeyi paylaşmaya hazır olduklarını ifade ettiler. 

Milli mücadelemizi anlatan birçok belgesele imza atan Doç. Dr. Muharrem Özdemir ile de konuştum, belgeseli birlikte yapma kararı aldık. En geç 2024 yılı içinde bu belgeseli yapacak ve efsanevi BOZKURT’UMUZU genç kuşaklara anlatacağız... 

Dilerim, TMT Mücahitler Derneği de Lefkoşa’da uygun bir yere heykelini dikerek, genç kuşakların O’nu tanıyıp anmasını sağlar.... 

Nur içinde yat Paşam. Mekanın cennet olsun. Kıbrıs Türk Halkı sana minnettardır.

9 BAYRAKTAR İÇİNDE EN ÖNEMLİSİ

1 Ağustos 1958'den 1 Ağustos 1976'ya kadar TMT'de 9 BAYRAKTAR görev yaptı. En uzun görev yapanı ve en derin iz bırakanı, (ilk Bayraktar Rıza Vuruşkan ile birlikte) üstün komuta yeteneği ve insiyatif kullanma, risk alma, özel Harp becerisi ile  Kenan Çoygun Paşa oldu.

Kenan Paşa'dan önce ve sonra TMT Liderliğini üstlenen 9 Bayraktar şöyle:

Rıza Vuruşkan (Haziran 1958 - Haziran 1960)

Şefik Karakurt (Haziran 1960 - Haziran 1962)

Kenan Çoygun (Ağustos 1962 - Temmuz 1967)

Cevat Giray (Temmuz 1967 - Temmuz 1968)

Rüştü Kazandağ (Temmuz 1968 - Ağustos 1970)

Süleyman Eyüpoğlu (Ağustos 1970 - Temmuz 1972)

Arif  Eryılmaz (Temmuz 1972 - Eylül 1974)

Çetin Başar (Eylül 1974 - Ağustos 1976)

Aydın İlter. ( Ağustos 1976- Eylül 1976)

1 Ağustos 1976'da Kıbrıs Türk Federe Devleti'nin düzenli ordusu olarak GKK kuruldu ve TMT, görevini GKK'ya devrederek tarihe mal oldu. 


ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR!

ALLAH RAHMET EYLESİN

İPEKYOLU SÜRÜCÜ KURSU 2. ŞUBESİNİ AÇTI

HENDEK'TE 7 MAHALLEDE DOĞALGAZ ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR

12’DEN VURDUK!

ALLAH RAHMET EYLESİN

DESTEK DEDİĞİN BÖYLE OLUR!

BU VAHŞETE YÜREK DAYANMAZ

ALLAH RAHMET EYLESİN

ERSİN TATAR, 15 TEMMUZ MİLLİ İRADE DERNEĞİNİN DÜZENLEYECEĞİ İSTİŞARE TOPLANTISININ ONUR KONUĞU OLACAK

HENDEK, ULUSLARARASI FİRMALARIN İLGİ ODAĞINDA

SAKARYASPORA DESTEK AFİŞLERİ İLÇEYİ SÜSLEDİ

ALLAH RAHMET EYLESİN

AYKIRI, SAMSUN HAVZA'DA İKİNCİ OLDU

AK GIDA-İÇİM SÜT, ‘İÇİM’DE BİR FİKİR VAR!’ DİYEN GENÇLERİ GELECEĞE HAZIRLIYOR

MARMARA GÖZ HASTANESİ İLE PROTOKOL İMZALANDI

HENDEK’TE JANDARMADAN UYUŞTURUCU OPERASYONU

KIZILAYDA BAYRAK DEĞİŞİMİ

HENDEK BELEDİYESİ UYARDI: SON GÜN 31 MAYIS

HENDEK OLİMPİK SPOR KULÜBÜ SPORCUSU BARIŞ SOYLU AVRUPA ÜÇÜNCÜSÜ

Siyaset mühendisliği kesmemiş olmalı ki ,İstibdat mahkemesi başkanlığına soyundu!

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK HALK KÜTÜPHANESİ AÇILIŞA HAZIRLANIYOR

ALLAH RAHMET EYLESİN

ALLAH RAHMET EYLESİN

AK PARTİ GENİŞLETİLMİŞ DİVAN TOPLANTISI TİCARET MERKEZİ KONFERANS SALONUNDA YAPILDI.

HENDEK CHP'DEN PROTESTO!

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

19 MAYIS BAYRAMINDA PÜSKÜLLÜ’YE SABOTAJ!

ALLAH RAHMET EYLESİN

ATATÜRK ANITI PIRIL PIRIL

Yükleniyor

ASLAN YATTIĞI YERDEN BELLİ OLUR!

HENDEK'TE 7 MAHALLEDE DOĞALGAZ ÇALIŞMALARI ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR

DESTEK DEDİĞİN BÖYLE OLUR!

ERSİN TATAR, 15 TEMMUZ MİLLİ İRADE DERNEĞİNİN DÜZENLEYECEĞİ İSTİŞARE TOPLANTISININ ONUR KONUĞU OLACAK

AK GIDA-İÇİM SÜT, ‘İÇİM’DE BİR FİKİR VAR!’ DİYEN GENÇLERİ GELECEĞE HAZIRLIYOR

MARMARA GÖZ HASTANESİ İLE PROTOKOL İMZALANDI

KIZILAYDA BAYRAK DEĞİŞİMİ

HENDEK BELEDİYESİ UYARDI: SON GÜN 31 MAYIS

SAKARYA'NIN EN BÜYÜK HALK KÜTÜPHANESİ AÇILIŞA HAZIRLANIYOR

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

BU VAHŞETE YÜREK DAYANMAZ

Siyaset mühendisliği kesmemiş olmalı ki ,İstibdat mahkemesi başkanlığına soyundu!

AK PARTİ GENİŞLETİLMİŞ DİVAN TOPLANTISI TİCARET MERKEZİ KONFERANS SALONUNDA YAPILDI.

HENDEK CHP'DEN PROTESTO!

NE OLACAK BU CHP’NİN HALİ! GÜLER MİSİN, AĞLAR MISIN?

İKTİDAR KRİZİN BEDELİNİ ESNAFIMIZA ÖDETMEK İSTİYOR

ECEVİT KELEŞ: İKTİDAR DEĞER VERMESE DE BİZ ÇİFTÇİMİZİN YANINDAYIZ!

NERDEN NEREYE?

DESTİCİ: “ BURASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ, YA KANUNLARA UYARLAR YA DA KAYYUM ATANIR”

DESTİCİ HENDEK’E GELİYOR

12’DEN VURDUK!

SAKARYASPORA DESTEK AFİŞLERİ İLÇEYİ SÜSLEDİ

AYKIRI, SAMSUN HAVZA'DA İKİNCİ OLDU

HENDEK OLİMPİK SPOR KULÜBÜ SPORCUSU BARIŞ SOYLU AVRUPA ÜÇÜNCÜSÜ

MURAT TOKAT MİLLİ TAKIMDA

ŞAMPİYON HENDEK KARATE

Hendek Belediyesi önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı

İNANÇ VE AZMİN NETİCESİ 5 KUPA,7 ALTIN, 3 GÜMÜŞ, 4 BRONZ MADALYA

KIRŞEHİR’İ FETETTİK!

ŞAMPİYON TAKIMDAN BAŞKAN İRFAN PÜSKÜLLÜ’YE KUPALI ZİYARET

KARADENİZLİLER DERNEĞİNDEN ANNELER GÜNÜ MATİNESİ

DEMİR AİLESİ İLE SONBAHAR AİLESİ DÜNÜR OLDULAR

MUTLULUKLAR SİZLERİN OLSUN…

MUTLULUKLAR DİLİYORUZ…

ÇELEN VE EKİN AİLESİNİ EN MUTLU GÜNLERİNDE SEVENLERİ YALNIZ BIRAKMADI

Sapanca 5. El Sanatları Festivalinde Coşkulu Açılış

HACIKIŞLA YAYLA ŞENLİĞİNDE BUGÜN FİNAL GÜNÜ

ONLAR MURAD’LARINA ERDİLER

ENSAR KARDEŞİMİZ BEKARLIĞA VEDA ETTİ!

BEKARLIĞA VEDA ETTİ!

TÜRKİYE YÜZYILI PROJESİ KAPSAMINDA OKUL ÖNCESİ ETKİNLİĞİ START ALDI

HENDEK DEVLET BAHÇELİ FEN LİSESİ GERÇEĞİ!

EĞİTİMCİYE GÖSTERİLEN TAVIR, EĞİTİM SENDİKASI TARAFINDAN BASIN AÇIKLAMASI İLE TELİN EDİLDİ

VELİLER DERT KÜPÜ! "VERDİKLERİ SÖZLERİ TUTSUNLAR!"

ALGIYLA BİR YERE VARAMAZSIN SİYASET MÜHENDİSİ…

HENDEK’TE OKUL ÇOCUKLARINA AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI EĞİTİMİ

SAYIN HENDEK HALKIMIZIN DİKKATİNE!

EĞİTİMDE ÇAĞ ATLADIK!!!

İLÇEMİZDE TAŞIMALI EĞİTİM 1 GÜN TATİL EDİLDİ, YARIN BU OKULLAR KAPALI

ŞEHİT ALİ GAFFARDA VELİ TOPLANTISI YOĞUN GEÇTİ

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 38 33 2 3 66 102
2.Fenerbahçe 38 31 1 6 68 99
3.Trabzonspor 38 21 13 4 19 67
4.İstanbul Başakşehir 38 18 13 7 14 61
5.Kasımpaşa 38 16 14 8 -3 56
6.Beşiktaş 38 16 14 8 5 56
7.Sivasspor 38 14 12 12 -7 54
8.Alanyaspor 38 12 10 16 3 52
9.Rizespor 38 14 16 8 -10 50
10.Antalyaspor 38 12 13 13 -5 49
11.Gazişehir Gaziantep 38 12 18 8 -7 44
12.Adana Demirspor 38 10 14 14 -7 44
13.Samsunspor 38 11 17 10 -10 43
14.Kayserispor 38 11 15 12 -13 42
15.Hatayspor 38 9 15 14 -7 41
16.Konyaspor 38 9 15 14 -13 41
17.Ankaragücü 38 8 14 16 -6 40
18.Fatih Karagümrük 38 10 18 10 -3 40
19.Pendikspor 38 9 19 10 -31 37
20.İstanbulspor 38 4 27 7 -53 16